Hayattan Kesit

Hayattan Kesit

Hayat… hayat, biz hayaller kurarken yaşadığımızdır.Diye okumuştum geçen bir kitapta. Gerçekten öyle. Yani hayal ve hayat bazen birbirinden nefret eden iki sözcük gibi. Doğumumuzla başlayan hayat, bazılarımıza yaşama şansı verirken, bir odada bir bebek ilk kez gözlerini açar. Yan odadaki bebek ise daha nefes bile alamadan gözlerini yumar. İşte hayat dediğimiz tam orada kendini gösteriyordu. “Ben buyum.” demeyi ilk orada öğretti. Bazen ansızın gelen bir acı haberde, bazen de yıllardır istediğin bir şeyin içinde bulunduğun anda gösterir yüzünü. Hayat, işte bu inişler ve çıkışlarla kendini var eder. Bazen böylesine acınası, bazen de tek bir hareketiyle kendine bağlayan toksik bir ilişki gibidir. Bu yüzdendir ya, bazen her şeyden ve herkesten kurtulmak istersin. Bazense ne kadar anlam taşıdığını düşünürsün. En nihayetinde de şu kanaate varırsın: Hayat kusursuz değildir. Bazen sancıların, düşüşlerin olabilir. Ama bazen de gözünde bir cennet yuvasına dönüşebilir. Sen ne kadar şükredersen o kadar mutlu olduğunu; ne kadar istersen o kadar yetersizlikle boğuştuğunu fark edersin. Bu da hayatın sana, “Ya benimle iyi anlaşırsın ya da sancı çekmeye devam edersin.” demesinin bir başka yoludur. Yavaş yavaş kötülükleri, insafsızlıkları, acıları tattırarak kendini tanıtır. Ama sen ne kadarını görürsün, işte bu da sende biter.Çünkü acılar verirken hiç beklemediğin anda, hiç beklemediğin birinden bir gülümseme gönderir. Ya tamamen ondan nefret etmeyesin diye… Ya da belki seni sevdiği içindir ha. Dedim ya, toksik bir ilişki bu. Acılar verirken her zaman yanına bir derman da gönderir. Tek amacı öğrenmeni sağlamak. Ve sen bunu ne kadar erken kabul edersen, o kadar erken mutlu olmayı öğrenirsin. Sonunda anlıyorsun işte hayat seni kırmak için değil, eğitmek için var.Her şey normal yaşadığın her şey normal unutma olağanüstü şeyler yalnızca masallarda olur. Burda yaşaman gereken her şeyi yaşıyorsun. Sana yazılanı yaşıyorsun. Bir başkasının hayatını değil. Sana ait bu hikaye. Hikayene sahip çık! Belki de hayatı tamamen sancıyla eş değer bir anlam kazanmasının nedeni içimizdeki ışığa ulaşmamız içindir. Hayatın bana öğrettiği tek şey yürümeye devam et.Hayat, sadece soruların hiç bitmediği ama cevapların hep yolun kendisine gizlendiği bir serüvendir. Ve o serüvende, asıl önemli olan varacağımız yer değil: yolda kim olduğumuzdur. Nasıl adımlar attığımız hayatın kendisine verdikleri karşısında nasıl tepki verdiğimizdir. Onu kızdırma! İşteeee; hayat bazen zehir bazen panzehir. Ama ikisini de tattığında, aslında yaşadığını fark ediyorsun. Bir bakıyorsun ayrılıklar da kavuşmalar da, acılar da sevinçler de aynı kelimenin içinde saklı: hayat.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kendinle Baş Başa Kalmaktan Neden Kaçıyorsun?

Hayat Bir Puzzle, Parçalar Sonradan Anlam Kazanır

Kendimle Konuşurken Kullandığım Dil