Kendinle Baş Başa Kalmaktan Neden Kaçıyorsun?
Kendinle baş başa kalmaktan kaçmak, çoğu zaman yüzeyde göründüğünden daha derin bir meseledir. Yalnızlık, sadece fiziksel olarak tek başına olmayı değil; zihnin ve duyguların daha duyulur hale gelmesini beraberinde getirir. Günlük hayatın gürültüsü azaldığında, insanın iç dünyası daha net konuşmaya başlar. Kaçınılan şey genellikle bu konuşmanın kendisidir. Yalnız kalmak, bastırılan düşüncelerle temas kurmayı zorunlu kılar. Ertelenmiş duygular, görmezden gelinen kırılmalar ve cevapsız sorular sessizlikte yer bulur. Kalabalıkların sağladığı geçici koruma ortadan kalktığında, insan kendisiyle yüz yüze gelir. Bu yüzleşme her zaman huzur verici değildir; aksine çoğu zaman rahatsız edici bir açıklık taşır. Yalnızlık, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin niteliğini açığa çıkarır. İç sesin tonu sert ve yargılayıcıysa, sessizlik bir dinlenme alanı değil, zihinsel bir baskı haline gelir. İnsan bu noktada yalnızlıktan değil, kendisiyle kurduğu temasın ağırlığından kaçmaya başlar. Tek başın...