Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kendinle Baş Başa Kalmaktan Neden Kaçıyorsun?

​ Kendinle baş başa kalmaktan kaçmak, çoğu zaman yüzeyde göründüğünden daha derin bir meseledir. Yalnızlık, sadece fiziksel olarak tek başına olmayı değil; zihnin ve duyguların daha duyulur hale gelmesini beraberinde getirir. Günlük hayatın gürültüsü azaldığında, insanın iç dünyası daha net konuşmaya başlar. Kaçınılan şey genellikle bu konuşmanın kendisidir.  Yalnız kalmak, bastırılan düşüncelerle temas kurmayı zorunlu kılar. Ertelenmiş duygular, görmezden gelinen kırılmalar ve cevapsız sorular sessizlikte yer bulur. Kalabalıkların sağladığı geçici koruma ortadan kalktığında, insan kendisiyle yüz yüze gelir. Bu yüzleşme her zaman huzur verici değildir; aksine çoğu zaman rahatsız edici bir açıklık taşır. Yalnızlık, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin niteliğini açığa çıkarır. İç sesin tonu sert ve yargılayıcıysa, sessizlik bir dinlenme alanı değil, zihinsel bir baskı haline gelir. İnsan bu noktada yalnızlıktan değil, kendisiyle kurduğu temasın ağırlığından kaçmaya başlar. Tek başın...

Kendimle Konuşurken Kullandığım Dil

​Biz insanlar bazen başkalarına hiç söylemeyeceğimiz şeyleri kendimize söylemekten hiç çekinmeyiz. Yani bunu söylemeyim, şu sözcüklerimi seçeyim, acaba bunu söylerken hata mı yaptım, acaba incittim mi?, gibi sorular sorarız ya hani başkaları için, kendi kendimize. Ama bunu kendimize söylediğimiz can burkucu şeyler için yapmayız. Davranışlarımız, düşüncelerimiz, duygularımız hakkında kendimizi sürekli kötüleştiririz. Farkında olarak ya da olmayarak ama bir şekilde kendimize, benliğimize uymayan kalıplar yükleriz.  Bu kullandığımız dil, bu ses o kadar otomatikleşmiştir ki, biz bu sefer otomatikleşen cümleleri benliğimize oturturuz. Hiç gerçek olmayan şeyler bizim kafamızda artık “bu benim, ben bundan ibaretim” gibi yanılsamalara dönüşür. Aslında hiç fark etmeden kendimize yükleniriz. Ve bunu çabucak fark etmek de kolay ve kısa süreli olmayabilir.  Bu iç ses nereden geliyor peki? Biz neden kendimize iyi şeyler yakıştırmıyoruz da kötü şeyler söylerken buluyoruz her zaman kendimizi...