Kendimle Konuşurken Kullandığım Dil
Biz insanlar bazen başkalarına hiç söylemeyeceğimiz şeyleri kendimize söylemekten hiç çekinmeyiz. Yani bunu söylemeyim, şu sözcüklerimi seçeyim, acaba bunu söylerken hata mı yaptım, acaba incittim mi?, gibi sorular sorarız ya hani başkaları için, kendi kendimize. Ama bunu kendimize söylediğimiz can burkucu şeyler için yapmayız. Davranışlarımız, düşüncelerimiz, duygularımız hakkında kendimizi sürekli kötüleştiririz. Farkında olarak ya da olmayarak ama bir şekilde kendimize, benliğimize uymayan kalıplar yükleriz.
Bu kullandığımız dil, bu ses o kadar otomatikleşmiştir ki, biz bu sefer otomatikleşen cümleleri benliğimize oturturuz. Hiç gerçek olmayan şeyler bizim kafamızda artık “bu benim, ben bundan ibaretim” gibi yanılsamalara dönüşür. Aslında hiç fark etmeden kendimize yükleniriz. Ve bunu çabucak fark etmek de kolay ve kısa süreli olmayabilir.
Bu iç ses nereden geliyor peki? Biz neden kendimize iyi şeyler yakıştırmıyoruz da kötü şeyler söylerken buluyoruz her zaman kendimizi? Bu aileden gelen bir içselleştirilmiş ses olabilir. Hayatımızın çoğunluğu geçirdiğimiz okullarımızdan ve dolayısıyla okul arkadaşlarımızdan veya öğretmenlerimizden, toplumdan, geçmiş deneyimlerimizden.. Bir çok neden söz konusu fikrimizi ele geçirmiş olabilir.
Tam da bu yüzden kendimize sormamız gereken çok önemli bir soru var: bunu ben mi söylüyorum yoksa ben bunu öğrendim mi?
Aslında çoğu zaman cevap bellidir. “Bunu ben söylemiyorum, ben sadece bunları öğrendim.” Ve bunu değiştirebilirim diyebilmemiz gerekebilir.
Kendimize sıkça söylediğimiz bu sözler, “abartıyorsun, yine beceremedin gördün mü, bunu da bir büyütme, gerçekten buna mı üzülüyorsun, yaptığın çok aptalcaydı, kendini rezil ettin, bunu söylemene hiç gerek yoktu, konuşmak için konuşma” ne kadar çirkin söylemler aslında, karşındaki gibi kişiye bunu söylediğinde ne olur gurur incinir, kendini kötü hisseder, üzülür. Ama bunları kendine söylemekten hiç çekinmiyorsun en acısı da bunları kabullenmişsin.
Hissettiğin hiçbir şey bir abartı değildir. Sen çok şey beceriyorsun sadece bazen bazı şeyleri çok iyi yapamayabilirsin. Hiçbir şeyi büyütmüyorsun sadece hissediyorsun. Yaptığın hiç aptalca değildi, bence hayatta bazen çok iyi şeyler yapmayabiliriz buna hakkımız var. Kendini rezil etmedin kimse kimseden daha az rezil değil. Herkes her zaman “öğrenilmiş olgunluk” kılıfına uymak zorunda değil. Bence o şeyi iyi ki söyledin. Çünkü bu seni sen yapan yüz binlerce şeyden sadece bir tanesi. Kendine eziyet etmeyi bırak.
Çünkü bu kötü ses, beraberinde yorgunluk, kendine güvensizlik, olduğun değeri düşürme ve sürekli tetikte kalma hali getiriyor.
Peki sana soruyorum böyle bir hayat nasıl yaşanır?
Aslında seni anlıyorum, bu ses sana zarar vermek için çıkmıyor ortaya. Aksine seni korumaya çalışıyor gibi hissediyorsun. Hata yapmayayım, üzülmeyeyim, hayal kırıklığına uğramayayım diye sürekli tetiktesin. Ama bu sandığın kadar sana iyi gelmiyor. Seni korumaya çalışırken aslında yoruyor. Bu cümleleri çoğu zaman bilinçli kurmuyorsun. Bir refleks gibi geliyorlar. Aslında daha düşünme fırsatın bile olmadan, bu içselleştirilmiş kalıplar içinde bir ses olarak konuşmaya başlıyor. Belki de en zor olan bu sesin ne zaman devreye girdiğini fark edebilmek. Kendine karşı kibar olmaya gönüllü olabilirsin.
Ben bazen kendime şunu soruyorum; şu an bunu en sevdiğim insana söyler miydim? Cevap tabii ki genelde hayır oluyor. O zaman anlıyorum ki mesele yaptığım şey değil, kendime söylediğim şey.
Dışarıdan yeterince benliğimize uyumayan çok şey duyuyoruz. Ve burada devreye kendi iç sesiniz giriyor. Bu yüzden kendine bağırma, sadece dinle. O iç ses değişmese bile tonunu fark edebilirsin. Kendine iyi davranmayı öğrenmiyorsun burada, sert ve kaba davranmayı bırakıyorsun sadece.
Kendinle konuşurken kullandığın dil değişirse, belki hayatın bir anda değişmez ama en azından her şeyi tek başına taşımak zorunda hissetmezsin. İç sesin seni ne kadar yoruyorsa, güzelleştiği zaman sana o kadar da iyi gelir. Kendine iyi ve kötü tüm zamanlarda eşlik et. Bazen tek evin kendin olabiliyorsun.
İç sesinin seni yargılamadığı ve sana iyi geldiği günlere..
Yorumlar
Yorum Gönder