Büyümek İstedik
Büyümek İstedik
Büyümek İstedik…”
Küçüktük.
Tahtaya konuşanları yazardık,
ama kendimiz fısıldaşmaktan geri duramazdık.
Çöp kutusunun yanında kalemimizin ucunu açar gibi yapar,
kalbimizin ucunu açardık birilerine…
Teneffüse zil çaldığında, sanki özgürlüğe koşardık.
Bahçeye değil, başka bir evrene açılırdı o kapılar.
Sulu boyamız kurumuşsa üzülürdük,
silgimiz güzel kokuyorsa kıskanılırdık.
Bir öğretmenin “aferin”i, bütün dünyadan daha değerliydi.
Bir dostluğun simgesi, aynı sırayı paylaşmaktı.
Sonra büyümek istedik.
Bir an önce kantinde sıra beklemeyen,
gece istediği kadar oturabilen,
kendi kararlarını kendi alan bir “büyük” olmak…
Ve büyüdük.
Ama en güzel resimleri artık çizemiyoruz.
Kokulu silgiler yerine, ağır sorumlulukları taşıyoruz.
Tahtaya yazılan isimler yerine, kalbimize kazınan ayrılıkları sayıyoruz.
Şimdi…
O eski ilkokul günlerini,
zil sesini, plastik mataramızdan gelen su sesini,
ve kalem kutusundaki sıradan mutlulukları
gözyaşlarımızla geri istiyoruz.
Çünkü orada büyümek istemiştik.
Ama şimdi…
O günlerde kalmak için her şeyimizi verirdik.
(Bu metin yoruldum, yeter demenin bir başka yolu.)
Yorumlar
Yorum Gönder