İyi Hissetmemenin Hakkı
İyi Hissetmemenin Hakkı
Bugün gün sonu.
Bedenimde yorgunluk, zihnimde açlık gibi bir eksiklik, içimde ise adını koyamadığım bir hissizlik var. Umutsuzluk günün her anına yayılmış gibi. Kendimi neredeyse her konuda kötü hissettiğim bir gün.
Şunu fark ettim:
İyi hissettiğim zamanlarda kendime söylediğim cümleleri, böyle günlerde hayata geçirmek sandığım kadar kolay olmuyor. Güçlü hissettiğim anlarda kurduğum iç konuşmalar, zayıf hissettiğimde geri çekiliyor. Yine de hatırlatıyorum kendime. Derin bir nefes al. Bulunduğun durumun geçici olabileceğini unutma. Bugünkü hâline gelene kadar seni buraya taşıyan versiyonuna teşekkür et.
Belki yarım saat sonra bu hâl geçecek.
Belki de geçmeyecek.
Ve artık sadece bir şeyin bitme ihtimali üzerinden motive olmak istemiyorum. Çünkü bazen bitmez. Bazen o hâlin içinde kalırsın. O zaman geriye tek bir şey kalıyor: hissetmek.
Sadece mutluluğu değil.
Yorgunluğu, kederi, umutsuzluğu da.
İnsan olmak biraz da budur. Her zaman iyi hissetmemek. Her zaman güçlü olmamak. Her gün umutla uyanmamak. Bunu kabul etmek zor. Çünkü bize hep toparlanmamız, iyileşmemiz, geçirmemiz öğretildi. Ama bazen geçirmeye çalışmak, yükü daha da ağırlaştırıyor.
Kabul ettiğinde ise tuhaf bir rahatlama geliyor. Kendinle savaşmayı bırakıyorsun. Düzeltmeye çalışmıyorsun. Olduğun hâle alan açıyorsun. Bu hâlin de geçerli olduğunu fark ediyorsun.
Bugün iyi bir gün değil.
Ama bu, kötü bir insan olduğum anlamına gelmiyor.
Bu, başarısız olduğum anlamına gelmiyor.
Bu sadece insan olduğum anlamına geliyor.
Ve bazen…
Bir müzik yeter. Her şeyi çözmez ama o an için tutar. Dağılmanı engeller. Nefes aldırır.
Bugün buradayım.
Bu hâlimle.
Yorumlar
Yorum Gönder