Sessiz Red

Sessiz Red

Bazen istemediğimiz yanıtları almamak adına belirsizliklerle savaşmak çok daha makul geliyor. Bunun birer yorgunluk nedeni olduğunun farkındasın ama alacağın yanıt seni o kadar korkutuyor ki, buna katlanmak bir lütuf gibi geliyor.

Enerjinden, kendinden o kadar çok veriyorsun ki… Bir alışkanlıktan fazlası olmuyorsun. Ne onlar için, ne de kendin için. Bu korku tüm bedenini öyle bir sarmış ki, olanları normalleştirmiş durumdasın.

Bazen “hayır” kelimesini duymak belki seni bir nebze iyileştirecek diye düşünüyorsun. Ama unutuyorsun; bazen tavır ve davranışlar da bir reddir. Sessiz red karşısında yaşadığın belirsizlik, zihninde sürekli kurduğun sorularla birleşiyor ve seni kendini suçlamaya itiyor. Oysa tek yapman gerekenin geri çekilmek olduğunu kabullenemiyorsun.

Sana hissettirilen değersizlik, görünmezlik, özgüvenini zedeleyen onlarca küçük tavır… Bunları kabul etmek aslında seni özgürleştirecek bir adımdır.

Bizim kültürümüzde hayır demek kadar hayır duymak da zor. İnsanlar kırmamak için susmayı seçiyor; reddedilenler ise reddi duymamak için sessizliği kabulleniyor. Böylece sessiz red, görünmez bir alışkanlığa dönüşüyor.

Ama bir başkasının sessizliği seni susturmamalı. Çünkü senin içindeki ses, onların söylemediğinden çok daha gürdür. Ne kadar sessizlikle karşılaşırsan karşılaş, kendi sesine kulak verdiğinde, yolunu aydınlatan ışığı yeniden göreceksin.

Her red aslında bir yönlendirmedir. Sessiz de olsa sana söylenmek istenen şey şudur: “Burası senin yolun değil.” Ve sen bunu kabul ettiğinde, yolun seni daha doğru bir yere götürmesine izin vermiş olursun.

Belki de en büyük özgürlük, vazgeçmeyi öğrenmekte saklıdır.

Sessiz red en başta canını yaksa da aslında seni kendine en çok yaklaştıran şeydir. Çünkü orada artık başkasının cevabı değil, kendi cevabın vardır. Ve sen kendi cevabını bulduğunda, hiçbir sessizlik sana ağır gelmez.

Her şeyden vazgeçebilirsin. Her şey bir gün biter, gider. Ama sen hep kendinle kalacaksın. Bu yüzden tüm enerjini kendine ver.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kendinle Baş Başa Kalmaktan Neden Kaçıyorsun?

Hayat Bir Puzzle, Parçalar Sonradan Anlam Kazanır

Kendimle Konuşurken Kullandığım Dil