Yalnızlığın Bir Milad Olduğunu Düşün.
Yalnızlığın Bir Milad Olduğunu Düşün.
Yalnızlık… “Yalnız olmak” kulağa pek iyi gelmiyor çoğu zaman. Bazıları için korkulacak bir şeymiş gibi duruyor: “Yalnızım”, “kimsem yok”, “kimse yanımda olmak istemiyor” gibi cümleler bazen beynimize, bazen kalbimize hükmediyor. Toplumda yalnız kalmak sıkça olumsuz bir etiketle anılıyor; yalnızsa muhtemelen “iyi biri” değildir diye düşünülüyor. Oysa bu yargılar gerçeklikten çok uzak.
Son zamanlarda dışarıdan gelen olumsuz yargıların büyük bir baskı olduğunu fark ettim — çoğunun gerçeği yansıtmadığını. Bir kafeye gidip yalnızca kahve içmek, kimi insanlar için neredeyse imkânsız görünüyor. Yalnız kalmamak adına yanlış ilişkilere, arkadaşlıklara tutunuluyor. Benim fikrim ise hep farklıydı: Yalnız olmak benim için bir tercih oldu. Kendi başıma vakit geçirmek bir lükstü; kendimle çelişir, kendimi anlamaya çalışırdım. Aslında yalnız değildim; sadece kendime mesafe koymayı seçmiştim.
Zamanla fark ettim ki bazı insanlar bana gerçekten iyi hissettirmiyordu. Onların varlığı ya da yokluğu arasında bir fark yoksa, neden onlarla birlikte olayım? Bu soru benim için bir dönüm noktasıydı. O sorudan sonra hayatın rayları sanki yerine oturdu. Kitap okumak bir zorunluluk olmaktan çıktı, hayatımın bir parçası oldu. Yazı yazmak nefes almak gibiydi; içimi dökerek sorularıma yanıtlar buldum, duygularım anlam kazandı. Bunları bir kişisel gelişim yolculuğuna çevirdim. Psikoloji ilgimi çekti ve omzumun daima yaslanabileceği bir alan haline geldi. Okurken “iyi ki yaşıyorum” dediğim o alan oldu.
Hayatıma girenleri ve çıkanları düşündüm; onlara içten bir teşekkür ettim. İnsanların bazen hayatımıza tamamen kalmak için değil, bize bir şeyler öğretmek için girdiklerini gördüm. Eğer varlıkları kötü bir sonuç doğurduysa bile onları suçlamamayı öğrendim. Enerjimi kötü duygularla beslememeyi öğrettim kendime.
Bir kahve içtim ve her şeye yeniden başladım. Yalnızlık benim için hiçbir zaman korkulacak bir şey olmadı. Kendimle vakit geçirebilme özgüveni kazandım, sosyal yorgunluğumu attım; kendini tanıyan insanın başkalarıyla daha sağlıklı bağ kurabildiğini kendi deneyimimle gördüm. İlhamın çoğu zaman yalnızken geldiğini fark ettim. Yalnızken gerçekten nefes aldığımı hissettim; sessizlikte düşüncelerimi daha net duyabildim ve ne istediğime karar verdim.
Yalnızlık bir tercih olsun hayatınızda. Tamamen hayattan kopmak değil belki; ama bazen insan en yakınlarından bile uzak kalmak isteyebilir — bu onu kötü biri yapmaz. Bunu anlayışla karşılayabilenlerle yoluna devam edebilirsin. Karşılamayanlar zaten bu süreçte sana gerekli olmayanlarmış; bunu sen çok iyi öğrendin. Artık hayata hazır hissediyorum ve bunun için şükrediyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder